YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) tasfiye sürecine aldığı 131 yatırım fonuyla ilgili soruşturmanın kapsamının genişletilmesini istedi. Özlale, yalnızca fonların tasfiye edilmesinin yaşananların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için yeterli olmadığını savundu.
Sermaye piyasalarında son günlerde yaşanan gelişmelerin ardından 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasıtartışılmaya devam ediyor. YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale de yaptığı açıklamada, sürecin yalnızca fonların tasfiyesi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek Sermaye Piyasası Kurulu’na yönelik soruşturma çağrısında bulundu.
SPK 131 fon için tasfiye sürecini başlattı
SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda, 7 portföy yönetim şirketine ait toplam 131 yatırım fonunun tasfiye süreci başlatıldı. Kurulun belirlediği düzenlemeye göre fonların alım-satım işlemleri durdurulurken, tasfiye sürecinde fon varlıklarının nakde çevrilmesi ve yatırımcılara sahip oldukları pay oranında ödeme yapılması öngörüldü. Sürecin normal koşullarda en fazla üç ay içerisinde tamamlanması planlanıyor.
SPK’nın açıklamasına göre söz konusu gelişmelerin arka planında, özellikle bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları üzerinden düşük fiili dolaşım oranına sahip hisselerde ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketleri bulunuyor.
Özlale: “Dosyanın üzeri tasfiye ile kapatılamaz”
Özlale, 131 fonun tasfiye edilmesinin yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi açısından ayrı bir süreç olduğunu, ancak yaşananların nasıl ortaya çıktığının da araştırılması gerektiğini ifade etti.
Özlale’nin açıklamasına göre soruşturmanın yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı kalmaması gerekiyor. YENİ Parti milletvekili; talimatların kim tarafından verildiği, kimlerin bundan menfaat sağladığı ve mekanizmanın nasıl kurulduğu gibi soruların yanıtlanmasını istedi.
Özlale ayrıca SPK’nın tasfiye kararlarının, olayın hukuki ve idari boyutlarının araştırılmasının yerine geçmemesi gerektiğini savunarak, sorumluların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
“131 fon” tartışmasının arka planında ne var?
SPK, 18 Eylül’de yaptığı açıklamada yatırım fonlarına ilişkin yeni düzenlemelerin hazırlık sürecine de açıklık getirdi.
Kurul, 2025 yılının son çeyreğinde bazı portföy yönetim şirketlerine ait fonlarda, düşük fiili dolaşım oranına sahip hisselerde olağandışı fiyat hareketleri gözlemlendiğini bildirdi. Bu gelişmelerin 2 Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nin gündemine taşındığı, ardından SPK bünyesinde çalışma grubu oluşturulduğu açıklandı.
SPK’nın aktardığı sürece göre çeşitli düzenleme çalışmaları 2026 yılı boyunca devam etti ve Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber 28 Ağustos 2026’da kamuoyuna duyuruldu. Kurul, düzenlemelerin yatırımcı tasarruflarının korunması, fonlar üzerinden manipülasyon imkanlarının sınırlandırılması ve şeffaflığın artırılması amacı taşıdığını belirtti.
Tasfiye süreci nasıl işleyecek?
SPK’nın belirlediği usule göre tasfiye kapsamındaki fonların portföy saklama işlemleri Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası tarafından yürütülecek.
Fon varlıklarının nakde çevrilmesinin ardından elde edilen tutar, yatırımcıların fonlardaki payları oranında bireysel saklama hesaplarına aktarılacak. SPK ayrıca yatırımcı hesaplarının ve fonlardaki katılma paylarının mutabakatına ilişkin işlemlerin de belirlenen takvim doğrultusunda yapılacağını açıkladı.
Soruşturma boyutu da devam ediyor
Fon tartışmasının yalnızca tasfiye süreciyle sınırlı olmadığı görülüyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek de 18 Eylül’de yaptığı açıklamada sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemlere ilişkin adli soruşturma kapsamında 4 şüphelinin tutuklandığını, 51 kişi hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbirleri uygulandığını açıkladı. Şüphelilerin malvarlıkları hakkında da tedbir kararları alındığı bildirildi.
Böylece süreç iki ayrı başlıkta ilerliyor: SPK’nın 131 fon için yürüttüğü tasfiye işlemleri ve sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemlere ilişkin adli soruşturma.
Özlale’nin çağrısı ise soruşturmanın bu ikinci boyutunun genişletilerek, yaşanan piyasa hareketlerinin arkasındaki kişi ve mekanizmaların tüm yönleriyle incelenmesi yönünde.






Yorumlar